24 Ağustos 2016 Çarşamba

Metrodaki Adam 2

            Bu adamı saat 22:00 den sonra bindiğim Kartal metrosunda gördüm. Bu adama ilk baktığınızda o saatte orada bulunmaması gereken bir adam diye düşünüyordunuz. Çünkü o saat, genelde arkadaşının ya da ailesinin evine giden öğrenciler, arkadaşlarıyla eve gitmeden önce bir iki bira içmiş memurlar, konserden ya da maçtan dönenlerin saatidir. Bu adam her haliyle akşam 17:00-19:00 yolcusuydu. Altmışlı yaşlarının başında, kısa denilebilecek boylu, hafif tıknaz olan bu adam gece o saatte bile az önce giyilmiş izlenimi veren ütülü takım elbisesi, boyalı ayakkabısı, tertemiz gömleği üst düğmesine kadar ilikli ve gevşetilmemiş siyah kravatı ile sanki az önce traş olmuştu. Tepesinde seyrekleşen kır saçları özenle taranmıştı. Vagondaki alkol, yemek kokuları ile yüksek sesli konuşma ve kahkahaların arasında sıkışmış kendisine fazladan tek bir kir dokundurtmamak ya da kendisine yönelmiş herhangi bir konuşmaya maruz kalmamak için tedirgince koltuğun ucuna oturmuş olan bu adama siz de benim gibi dikkatlice bakınca kolaylıkla ağlatacak kadar  savunmasız olduğunu farkedip büyük bir şefkat hissedebilirdiniz. Belli ki; hayatı boyunca evine hep aynı saatte gitmiş ve sabah aynı saatte çıkmış olan bu adam hafta sonları da rutinlerini hiç aksatmadan bugüne kadar yerine getirmişti. Onu bu saatte evinden alıkoyan ya da geciktiren neydi acaba diye kendi kendime endişelenirken çene hareketiyle dişinde kalan muhtemel bir yemek artığını ısrarla çıkartmaya çalıştığını görünce doğrusunu isterseniz kötü bir şey olmamış zorunlu bir akşam yemeğinden dönüyor  diyerek rahatladım. Büyük olasılıkla bu onun tek kiriydi ve o, buna o kadar dayanamıyordu ki, ininceye kadar bu adamı sevgi, şefkat duygularıyla seyrettim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder